Lahmacun
İncecik açılan hamurun üzerine bol kıymalı harç yayılan, fırında kenarları çıtırdayan ev lahmacunu; yanında sumaklı soğan ve maydanozla servis edilir.
İzmir Usulü Kat Kat Kahvaltılık
İzmir’in mayasız, kat kat kahvaltılığı: yağla katlanan hamur, fırında dışı çıtır içi yumuşacık pişer; haşlanmış yumurta ve demli çayla servis edilir.

Boyoz, İzmir ile özdeşleşmiş, mayasız bir hamur işidir; 1492’de Anadolu’ya yerleşen Sefarad Yahudilerinin mutfağından İzmir sofralarına katılmış ve zamanla şehrin simgelerinden biri haline gelmiştir. “İzmir Boyozu” adıyla coğrafi işaret almış olması da bu bağın resmî karşılığıdır; boyoz, İzmir’de sabahın erken saatlerinde fırından çıkan, sokak satıcılarında ve pastanelerde bulunabilen bir kahvaltılıktır. Klasik sunumu çok nettir: yanında haşlanmış yumurta, bol karabiber ve demli bir çay.
Boyozun farkı, mayasız hamurunun kat kat açılmasında gizlidir; hamur yağla katlanır, dinlendirilir, tekrar açılır ve bu sabır, fırında dışı çıtır içi yumuşacık, tel tel ayrılan bir doku yaratır. Mayalı hamur işlerindeki gibi kabarmayı beklemezsiniz, onun yerine dinlendirme sürelerine güvenirsiniz; çünkü dinlenen hamur hem kolay açılır hem de katlarını korur. Bu yüzden tarifte dinlendirme sürelerini kısaltmamanızı özellikle istiyoruz; boyozun çıtırlığı, acele edilmeyen o beklemelerde oluşur.
Boyoz, tek başına bir börek sayılmaz ama börekler kategorimizin en İzmirli üyesi olmayı hak eder; hamur açma pratiğinizi kahvaltılığa dönüştürmenin en keyifli yoludur. Aynı fırın sofrasından Lahmacun ile birlikte bir hafta sonu kahvaltısı kurabilir, tepsi yemeklerini sevenler için Kilis Tava ile menüyü akşama taşıyabilirsiniz. Tarifin bütün ölçülerini ve katlama notlarını Şef Elif Kaya’nın notlarıyla birlikte hazırladık.
Geniş bir kapta unu, tuzu ve şekeri karıştırıp ılık suyu azar azar ekleyerek yumuşak, ele yapışmayan bir hamur yoğurun; yoğurma yaklaşık 10 dakika sürmeli ve hamur pürüzsüz, kulak memesi yumuşaklığında olmalıdır. Suyu birden dökmeyin, çünkü unun su kaldırma oranı değişir ve hamur birden cıvıyabilir; azar azar eklemek, kıvamı kontrol etmenizi sağlar. Hamur toparlanınca üzerini nemli bir bezle kapatıp dinlendirmeye hazır hale getirin.
Hamuru kabında, üzeri nemli bezle kapalı şekilde yaklaşık 30 dakika dinlendirin; bu bekleme, hamurdaki glutenin gevşemesini ve hamurun kolay açılmasını sağlar. Dinlendirmeyi atlarsanız hamur açarken geri toplanır ve yırtılır, katlar da düzgün oluşmaz. Dinlenen hamur, elinize aldığınızda esnek ve yumuşak hissettirmelidir; hâlâ sertse 10 dakika daha bekletin.
Dinlenen hamuru 6 eşit bezeye bölüp her bezeyi avucunuzda yuvarlayın ve üzerlerini ayçiçek yağıyla hafifçe yağlayın; yağ, bezelerin kurumasını önler ve açarken hamurun tezgâha yapışmasını engeller. Bezeleri yağladıktan sonra 10 dakika daha, üzerleri kapalı şekilde bekletin; bu kısa dinlenme, açma sırasında hamurun yırtılmasını önler. Tezgâhı da çok hafif yağlamak, un kullanmaktan daha iyi sonuç verir, çünkü un hamurun katlarını sertleştirir.
Her bezeyi merdane ya da elinizle tabak büyüklüğünde açın; hamur ince ama yırtılmayacak kalınlıkta olmalıdır, çok inceltirseniz katlama sırasında delinir. Açtığınız hamurun üzerine oda sıcaklığındaki tereyağından ince bir tabaka sürün ve kenarlarda bir parmak boşluk bırakın; yağın erimiş değil, sürülebilir kıvamda olması önemlidir, çünkü erimiş yağ hamurdan akar ve katlar oluşmaz.
Yağlı hamuru önce karşılıklı kenarlarından ortaya doğru katlayarak zarf şekline getirin, sonra bu zarfı sıkıca rulo yapın; bu katlama, boyozun içindeki kat kat yapıyı oluşturan ana tekniktir. Ruloyu çok sıkı sarmayın, hafif gevşek bırakın ki pişerken katlar açılabilsin; çok gevşek sararsanız da katlar dağılır. Katladığınız ruloları yağlanmış bir tabağa alıp üzerlerini kapatın.
Katlanmış ruloları yaklaşık 20 dakika daha dinlendirin; bu bekleme, katların birbirine oturmasını ve hamurun şekil verirken yırtılmamasını sağlar. Dinlenme sonunda ruloları elinizle hafifçe bastırıp yuvarlak, yassı boyoz şekline getirin; bastırırken çok inceltmeyin, yaklaşık 2 parmak kalınlığında kalmalıdırlar. Şekil verdiğiniz boyozları yağlı kâğıt serili fırın tepsisine aralıklı dizin.
Fırını önceden 200 dereceye ısıtın ve boyozları 20-25 dakika, altı ve üstü altın sarısı kızarana kadar pişirin; fırının gerçekten sıcak olması, boyozun dışının çıtır olmasını sağlar. Pişmenin ortasında tepsiyi çevirirseniz her boyoz eşit kızarır; altını kontrol etmeyi unutmayın, çünkü boyozun altı beyaz kalırsa içi hamur hissi verir. Üzerleri nar gibi kızarınca fırından alın; fazla pişirmek boyozları kurutur.
Fırından çıkan boyozları 5 dakika tepside dinlendirip sonra servis tabağına alın; bu kısa bekleme, iç buharın dengelenmesini ve katların kendini toplamasını sağlar. Boyoz sıcakken servis edilmelidir, çünkü çıtırlığı ilk 30 dakikada en üst düzeydedir. Yanına haşlanmış yumurta ve demli çay koymayı unutmayın; İzmir usulü sunum, boyozun lezzetini tamamlayan diğer yarısıdır.
Boyozun katları, dinlenen hamurda oluşur; dinlendirme kısaltılırsa hamur açarken yırtılır ve katlar kaybolur. Toplamda yaklaşık 1 saatlik dinlenme, boyozun en önemli malzemesi sayılır; acele etmek, tarifin bütün emeğini boşa çıkarır.
Tereyağı erimiş olursa hamurdan akar ve katlar oluşmaz, soğuk olursa da sürülemez ve hamuru yırtar. Oda sıcaklığında, krem kıvamında tereyağı, katlara eşit yayılan ve pişerken çıtırlaşan yağ tabakası demektir.
200 dereceye önceden ısıtılmış fırın, boyozun dışını hızla çıtırlaştırır ve içini yumuşak tutar; soğuk fırına verilen boyoz, yağı kusar ve yassı, yağlı bir hamura dönüşür. Fırın ısısını pişme boyunca düşürmemek için kapağı gereksiz açmayın.
Boyozun üstü kızardı diye fırından almayın; altı beyaz kalan boyoz, içi hamur hissi verir ve katları belirgin olmaz. Tepsiyi hafifçe kaldırıp altına bakın, altı da altın sarısı olunca pişme tamam demektir.
Boyozları sıcak, haşlanmış yumurta ve bol karabiberle birlikte servis edin; yanına demli bir çay, İzmir usulü kahvaltının olmazsa olmazıdır. Yumurtaları ortadan ikiye bölüp üzerine tuz ve karabiber serpmek, boyozun yağlı karakterini dengeleyen klasik tamamlayıcıdır. Kalabalık kahvaltılarda boyozları ortadan kesip arasına beyaz peynir ve domates de koyabilirsiniz; ama sade hali, boyozun katlarını en iyi gösteren sunumdur.
Boyoz en güzel, piştiği gün sıcakken yenir; kalan boyozları oda sıcaklığında, üzeri bezle kapalı şekilde 1 gün saklayabilirsiniz. Ertesi gün ısıtmak için 160 derece fırında 5-6 dakika tutmanız, çıtırlığını büyük ölçüde geri getirir; mikrodalgada ısıtmak boyozu yumuşatır ve katları kaybettirir. Çiğ, şekil verilmiş boyozları dondurucuda 1 ay saklayıp pişireceğiniz gün, çözdürmeden doğrudan fırına vererek de kullanabilirsiniz.
| Kalori | 300 kcal | Protein | 6 g |
|---|---|---|---|
| Karbonhidrat | 42 g | Yağ | 12 g |
| Lif | 2 g | Şeker | 1 g |
| Sodyum | 300 mg | Porsiyon | 6 kişilik tarifin 1 porsiyonu |
Peynirli Boyoz: Katlama aşamasında hamurun ortasına rendelenmiş beyaz peynir ve maydanoz koyup öyle katlayın; peynir, pişerken eriyip katların arasına işler ve boyozu daha doyurucu kılar. Peyniri çok sulu seçmeyin, yoksa hamur ıslanır ve katlar yapışır.
Ispanaklı Boyoz: İnce doğranmış, suyu sıkılmış ıspanakla soğanı karıştırıp katların arasına yayın; ıspanaklı boyoz, kahvaltıda olduğu kadar çay saatinde de sevilen bir çeşittir. Ispanağın suyunu iyice sıkmak, hamurun ıslanmaması için şarttır.
Patatesli ve Tahinli Boyoz: Haşlanmış patatesi ezip karabiberle karıştırarak dolgulu bir boyoz yapabilir, ya da katlara ince bir tahin tabakası sürerek tahinli boyoz deneyebilirsiniz; tahinli hali, İzmir pastanelerinin sevilen çeşitlerindendir. Her iki dolgu da hamurun kat yapısını bozmadan, ince tabaka halinde sürülmelidir.
Boyoz, mayasız hamurun yağla katlanmasıyla oluşur; kabarmayı maya değil, katlar arasındaki yağ ve sıcak fırın sağlar. Maya eklenirse hamur puf gibi kabarır ve boyozun o ince, tel tel ayrılan dokusu kaybolur; yani mayasızlık, boyozun tanımının bir parçasıdır.
Genellikle hamur çok sert yoğrulmuştur ya da fırında fazla kalmıştır; hamuru kulak memesi yumuşaklığında yoğurun ve pişme süresine sadık kalın. Ayrıca dinlendirmeyi atlamak da hamuru sertleştirir, çünkü dinlenmeyen hamur açılırken zorlanır ve katları oluşmaz.
Katların belirgin olmaması, yağın az sürülmesinden, hamurun çok kalın açılmasından ya da rulonun çok sıkı sarılmasından kaynaklanır. Yağı her kata eşit ve ince sürün, hamuru tabak büyüklüğünde açın ve ruloyu hafif gevşek sarın; pişerken katlar kendiliğinden ayrılacaktır.
Evet, şekil verilmiş çiğ boyozları dondurucuda 1 ay saklayabilirsiniz; pişireceğiniz gün çözdürmeden, doğrudan 200 derece fırına verin ve süreyi 3-5 dakika uzatın. Pişmiş boyozu dondurmak önerilmez, çünkü çözülünce çıtırlığı geri gelmez.
Boyoz, İzmir’in ustalık geleneği ve fırın kültürüyle özdeşleşmiştir; aynı hamur başka şehirde de tutar ama İzmir’deki gibi sabahın erken saatinde, taş fırından çıkan tazeliği yakalamak zordur. Evde, bu tarifteki dinlendirme ve sıcak fırın kurallarına uyarsanız İzmir lezzetine çok yaklaşabilirsiniz.
Bu tarif, En Lezzetli Tarifler’in kurucu şefi Şef Elif Kaya tarafından yazıldı ve yayınlanmadan önce mutfağında denendi. Elif Kaya, 8+ yıllık deneyimiyle 640’tan fazla tarifi okuyucularıyla paylaşıyor; ölçülerinde gram ve bardak karşılıklarını birlikte vermesiyle tanınır.
İncecik açılan hamurun üzerine bol kıymalı harç yayılan, fırında kenarları çıtırdayan ev lahmacunu; yanında sumaklı soğan ve maydanozla servis edilir.
Kilis’in meşhur tepsi kebabı: ince dilimlenmiş patlıcanın üzerine yayılan baharatlı kuzu kıyma, domates ve biberlerle fırında, tırnak pideyle servis edilir.